Basın Açıklamaları

İktidar partisinin oy kaybettiği 07 Haziran seçimlerinden sonra her yerde canlı bombalar patlamıştı. Ve ardından yapılan 01 Kasım seçimlerinde iktidar koltuğunu korudu. Bu defa  31Mart seçimleri sonrasında muhalefetin büyük kentlerde belediye başkanlıklarını, seçimlerin her türlü adaletsiz ve eşit olmayan koşullarda yapılmasına rağmen kazanmasının ardından bu defa da  sivil faşistler sahneye çıktı ve Ankara'nın Çubuk ilçesinde C.H.P. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırdılar.

Taksim Dayanışması çağrısıyla DİSK, KESK, TMMOB ve TTB bileşenleri 11 Mart 2019 tarihinde İstanbul Mimarlar Odası’nda bir basın toplantısı düzenleyerek Gezi Direnişi davasına ilişkin görüşlerini kamuoyu ile paylaştılar.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Başkanı Aysun Gezen, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Taksim Dayanışmasından Mücella Yapıcı ve Akif Burak Atlar toplantıda birer konuşma yaptılar.

Karadeniz’den Marmara Denizine kadar tüm coğrafyayı onarılmaz ve kestirimsiz bir biçimde etkileyecek hasar ve yarılma meydana getirme tehdidi taşıyan İstanbul Kanalı projesine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 7 Mart 2019 tarihinde İstanbul'da basın toplantısı gerçekleştirildi.

TEKRAR UYARIYORUZ!
İSTANBUL KANALI ÇILGINLIĞINA DERHAL SON VERİLMELİDİR

İstanbul ve Marmara Bölgesi için yüzlerce bilim ve meslek insanı, üniversite, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yılların birikimi ile üretilen sayısız planlama, bilimsel araştırma ve çalışma sonuçları yok sayılıp; bilimsel niteliği olmayan söylemler ve varsayımlar üzerinden tartışmaya açılarak meşrulaştırılmaya çalışılan “Kanal İstanbul“, tam anlamıyla coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel kısacası yaşamsal bir yıkım ve felaket önerisidir.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz 17 Ağustos Marmara Depreminin 19. yılı dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!

Bundan 19 yıl önce, ülkemiz 1939 büyük Erzincan depreminden sonra 20. Yüzyıldaki en büyük ikinci felaketi yaşamıştı. 1999 yılının 17 Ağustos günü Kocaeli - Gölcük merkezli meydana gelen Marmara Depremi ve ardından 12 Kasım’da yaşanan Düzce Depremi büyük bir yıkıma neden olmuştu. 20 binden fazla vatandaşımız bu depremlerde yaşamını yitirmiş, 50 bine yakın vatandaşımız yaralanmış, yüzbinlerce konut hasar görmüş, bölgenin altyapısı tamamen çökmüş, toplam ekonomik kayıp ise 50 milyar doları aşmıştı. O günden sonra hep birlikte haykırmıştık; “Unutmayacağız, unutturmayacağız!”

TMMOB Yürütme Kurulu, 30 Ocak 2018 tarihinde sabah saatlerinde Türk Tabipleri Birliği'ne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

TTB’NİN YANINDAYIZ

Bugün sabah saatlerinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarımızdan Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda, TTB’nin 11 Merkez Konsey üyesi gözaltına alınmış, evlerinde, işyerlerinde ve TTB Genel Merkezinde kolluk güçleri tarafından arama yapılmıştır.

TTB’ye yönelik bu sindirme operasyonunun nedeni, bilindiği üzere mesleki toplumsal sorumluluk gereği yaptığı “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklamasıdır.

TMMOB Yürütme Kurulu, Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ'ın TMMOB'yi hedef alan açıklamalarına ilişkin olarak 27 Ocak 2017 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ, GERÇEKLER KARARTILAMAZ
TMMOB TERÖRE DE SAVAŞ SEVİCİLİĞİNE DE KARŞIDIR

Bilindiği üzere TMMOB Yürütme Kurulu 22 Ocak’ta Afrin operasyonuyla ilgili “Ülkede, Bölgede, Dünyada Barış. İhtiyacımız Budur!” başlıklı bir açıklama yapmıştır. Açıklamamızda; ülkemizin, ABD ile Rusya arasındaki etkinlik mücadelesinin tehlikeli tuzaklarından uzak durması gerektiği; Afrin harekâtını destekleyen ana muhalefet partisinin bile şiddetli bir şekilde eleştirilmesinin, yıllardır ülkemiz içinde oluşturulmaya çalışılan kutuplaştırıcı politikanın sürdüğünü gösterdiği belirtilmiş ve Türkiye’nin savaşın değil, barışın parçası olması gerektiğini dile getirilmiştir.

Üniversitelerin külliyeye, okulların medreseye dönüştürülmeye çalışıldığı, çocukların tarikat evlerinde tecavüze uğradığı, kız çocuklarının altı yaşında çarşafa sokulduğu, kadınların özgürlüğünün yok edildiği, toplumun ayrıştırıldığı, ötekileştirildiği bir dönemde; Cumhuriyetin çağdaş, özgürlükçü, eşitlikçi, laik, emek ve demokrasiden yana değerlerine sahip çıkmak çok daha anlamlı hale gelmiştir.

Yurtta ve Dünyada barışı savunan, kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik anlayışı benimsemiş, kimseyi ırkı, dili, dini, cinsiyeti nedeniyle ötekileştirmeyen, insan odaklı, bağımsız bir ülke özlemi ile tüm meslektaşlarımızın ve yurttaşlarımızın CUMHURİYET BAYRAMINI KUTLARIZ.

TMMOB
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

Önceki gün, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu’nun görevden alınması istemi üzerine açtığı davada Odamız Yönetim kurulunun görevden alınması kararı verilmiştir.

Öncelikle, Anayasa’nın 135. Maddesi’ne aykırı olan bu hukuk dışı kararı protesto ediyor ve kınadığımızı belirtmek istiyoruz.

Kamuoyunca bilindiği üzere, Birliğimiz TMMOB ve Odalarımız, neoliberal dönüşüm programları çerçevesinde; tarih, kültür, doğa, kent, kır, enerji, maden, tarım, gıda rantları önünde engel oluşturması,  sanayisizleştirme süreci ve özelleştirme talanına dur demesinden ötürü uzunca bir süredir iktidarın hedefindedir.

Yine kamuoyunca bilindiği üzere siyasi iktidar, Odalarımızın, Anayasal dayanağı bulunan kamusal hizmet ve kamusal denetim fonksiyonları ile özerk demokratik ve kamu tüzel kişiliği yapısını ortadan kaldırma, önemli bazı yetkilerini yok etme ve TMMOB Yasası’nı değiştirme çabası içerisindedir.

Bir yıl önce bugün ülkemizin makus talihi haline gelen darbelerden birini daha yaşadık.

Diğerlerinden çok daha kanlı bir darbe girişiminden sonra;

Binlerce alt düzey memur, polis, asker, akademisyen, gazeteci ve politikacılar tutuklanırken; “darbe girişiminin siyasi ayağı yok” denilerek gerçek sorumlular ortaya çıkartılamadı.

Darbecilerle mücadele adına ilan edilen OHAL olağan hale getirilerek özgürlükleri ve demokratik hakları yok etmek için kullanıldı.

En yetkili ağızlardan OHAL sayesinde grevlerin engellendiği ve iş dünyasının “istikrara” kavuştuğu ilan edildi.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, TBMM gündeminde olan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı’na eklenen bir madde binlerce mühendisin iş güvencelerinin ortadan kaldırılmasına ilişkin 19 Haziran 2017 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

İŞ MAHKEMELERİ KANUN TASARISI İLE BİNLERCE KAMU PERSONELİNİN İŞ GÜVENCESİ KALDIRILIYOR, KOLAYCA İŞTEN ATILMALARININ YOLU AÇILIYOR

TBMM gündeminde olan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı’na eklenen bir madde ile “399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 1 inci ve geçici 9 uncu maddelerine tabi teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personel ile bu teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk yuşmazlıklarına ilişkin dava ve işler iş mahkemelerinde görülür.” şeklinde bir değişikliğe gidilmektedir.