Ülkemizin ilk ağır sanayi tesisi Karabük Demir Çelik İşletmelerinin temeli 84 yıl önce bugün atıldı.

Aslında atılan sadece bir fabrika temeli değildi. Aynı zamanda toplumsal yapıyı çağdaş değerlere ulaştırmayı hedefleyen ekonomik, kültürel gelişimin başlangıcı idi.

Metalurji mesleğimizin adeta ülkemizdeki sembolü olan “fabrikalar kuran fabrika” Karabük; kazanılan politik bağımsızlığın ekonomik ve kültürel bağımsızlıkla pekiştirildiğinde “tam bağımsız” olunabileceği gerçeğinin somut ifadesidir.

“...Şu Keltepe’den aşağıya, buraya yürüyerek geldim. Baktım bu civarın köylüleri  toplanmış bir yere doğru gidiyorlar. Biz de fabrika kurulacak diye duymuşuz ya , onların ardına takıldım. Soğanlı Suyu’nun oraya vardık, Uşaklı Eyüp Bey diye bir adam kırın ortasına bir masa, bir iskemle kondurmuş, oturuyor. ‘Çocuk gel buraya’ diye çağırdı. Sordu, ‘Çalışır mısın?’ Dedim, ‘Çalışırım efendim.’ Başladık işe. Geleni alıyorlar biliyor musun? İşçi yok. Sinek, sivrisinek kırıyor milleti. Isıcak kavuruyor. Gelen bir bakıyor şöyle. Bir onbeş gün çalışıyor. Bırakıyor gidiyor. Dayanması zor senin anlayacağın. Ben dayandım.

...Baktım düz  amele yövmiyesi düşük. ‘Haaa, bu iş cahillikten böyle oldu’ dedim. Ona sora, buna sora yazıyı öğrenmeye çabalıyorum biliyor musun. Daha fabrika filan kurulmadan, şimdi bu Yenişehir dediğimiz yere bir ilk mektep açıldı. Duttum kaydoldum. Şimdi bak sekiz saat çalışmak, inşaatta mesai senin anlayacağın; sekiz saat uykuydu, yemekti ıvır zıvırdı; sekiz saat mektepti ders çalışmaktı filan oluyor. Akşamdan yarı geceye kadar. Biz 17 işçiyiz, köylülerin ufak mektep çocuklarıylan beraber okuyoruz. Şimdi ben ordan hem de üstün başarıylan bir diploma aldım mı arkadaş!

...36 başından 37 sonuna doğru temeller bitti, duvarlar yükseldi epey. Ve efendi iş yürüdü biliyon mu? 1939 senesinde jeneratörü çevirdik biz. Kuvvet santralı cereyan vermeye başladı. Haaa bak, o jeneratörün şalterini basma şerefini Allah bana nasip etti biliyonmu? Çok şanlı şereflidir yani.

...İşte şimdi geldik Yüksek Fırına. Hepsi bir tamam. İsmet Paşa filan gelmiş, yüksek askeriye kumandanları, vekiller filan hep orda. Vali arada kaybolmuş, var sen hesapla artık. Günlerdir vermişiz kuvveti ısınmış yüksek fırın. Derken efendi, bir ışık çaktı ki yüksek fırından…
Ohooo içimiz ışıyor efendi içimiz. Herkes salya sümük ağlıyor biliyonmu? Işık bu, yüreğinede vuruyor, kafanın içine de. Öyle kızıl öyle parlak bir ışık işte. Divriği madeniyle Zonguldak kömürü buluşmuş; Karabük’te düğün dernek kurulmuş, cevher erimiş, akıyor potaya...”

Türk Tarih Vakfı tarafından çıkarılan “Çarklardan Chip’lere” isimli kitaptaki Aydın Engin’in KARDEMİR öyküsünde yer verdiği bu söyleşide,  KARDEMİR’in temel atma töreni için kurulan derme çatma şantiye binasının inşaatında işbaşı yapıp aralıksız 45 yıl çalıştıktan sonra Kuvvet Santralı Ustabaşılığından Emekli Hakkı (Yardibi) Usta  KARDEMİR’in kuruluşunu böyle  anlatır.

Ve böylelikle, Soğanlı ile Araç çaylarının kesiştiği yerde ve birer bataklıktan farksız olan geniş çeltik tarlalarının üzerinde memleketimizin ilk büyük ağır sanayi tesisleri hızla yükselmeye başlar.

Ülkemizin ilk metalürji mühendislerinden ve Odamızın 7 No.lu üyesi olan aynı zamanda Vedat Akdoğan ve Hasan Osman Kıraç ile birlikte bu ilk entegre demir çelik tesisinin yer seçimi kurulunda yer alan Selahattin Şanbaşoğlu devrinin bu dev tesisinin kuruluşu ile ilgili şunları söyler:

“...Karabük’ün yapılması –dikkat buyurun– 2½ senede olmuştur ve bu yapılma işinde ne dozer, ne de ekskavatör vardı. Bütün bu işler kazma, kürek ve eşek küfeleriyle yerlerin doldurulması suretiyle gerçekleştirilmiştir...”

Ülke sanayinin gelişiminde büyük hizmetler veren bu tesis öte yandan kurulduğu dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün deyişiyle bir ‘içtimai medeniyet ve kültür müessesesi’ olma işlevini de fazlasıyla yerine getirmiştir.

KARDEMİR, bünyesindeki ek tesislerle, bir çok fabrikanın kuruluşunda önemli görevler üstlenip ‘Fabrikalar Kuran Fabrika’ unvanını taşımaya hak kazanmıştır. Zira, Afşin-Elbistan Termik Elektrik Santralı, PETKİM, Seydişehir Alüminyum Tesisi, Karakaya Barajı, Fırat Köprüsü; Pendik, Taşkızak ve Alaybey Tersaneleri ile Ereğli Demir-Çelik Tesisleri (ERDEMİR) ve İskenderun Demir-Çelik Tesisleri (İSDEMİR) de dahil olmak üzere, TRT ve PTT’nin 19 adet Radyo-TV anten kulesi, çay fabrikalarının 64 ünitesi, 9 tane şeker fabrikası, 7 çimento fabrikası, ETİBANK işletmelerinin bir kısmı ve bazı askeri tesisler KARDEMİR tarafından kurulmuştur.

Hakkı Usta’yla başladık onunla tamamlayalım:

“...Bak efendi ben bu fabrikaya 45 yıl hizmet vermişim. 45 yıl ne demek biliyon mu sen? 45 yıl yetişkin adamda ömür demek. 45 yıl. Bir yevmiye cezam yoktur benim 45 yılda. Bir yevmiye ceza alacak bir kusur, bir ihmal yoktur efendi. Neden öyle peki? Bu fabrika bizim gözümüz. Bizim gözümüzün ışığı. O cevherin ışığını bilir misin sen? 1200 derecede erimiş demir cevheri bir ışık saçar efendi. O ışıktır. Memleketin ışığı. İyi bakmazsan kör eder adamı. Erimiş cevhere bakmasını bileceksin. Yoksa kör olursun. Ne demek istediğimi anlıyon mu sen?...”

Hakkı Usta’nın ne demek istediğini anladık mı? Işığa, memleketin ışıklarına  doğru bakmasını bildik mi? Yoksa kör mü olduk?

Ergimiş metalin ışığının ülkemizin geleceğini aydınlatacağına inanıyoruz.

TMMOB
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI

DERGİ VE ARŞİV TARAMASI

Metalurji dergilerinin 121. sayısından itibaren yazıların tam metinlerinde arama yapabilirsiniz.

Metalurji Dergilerinde Arama:

Yasalar ve Yönetmelikler, Yönetim Organları, Genel Kurul Sonuç Bildirgeleri, Çalışma Raporları, Sektörel Raporlar, Basın Açıklamaları, Dergi Yazı Başlıkları, Kongre Kitap ve CD'leri, Sempozyumlar ve Kütüphanemizde bulunan kitap özetlerinden oluşan arşivimizde arama yapabilirsiniz.

Arşivde Arama:

 


TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Hatay Sok No: 10/9 Kızılay 06650 ANKARA
Tel: (312) - 425 41 60 ve 419 38 18 Faks: (312) - 418 93 43
E-Posta: Genel Merkez - İstanbul Şube -
İzmir Şube - Bursa Temsilciliği