Ülkemiz tarihine bir kez daha not düşüldü 2013 Mayıs-Haziran'ında. Resmi tarih değil, halkların yazdığı tarih; GEZİ.

Bu ülke insanının tek bir yürek olup haykırdığı isyandır  GEZİ.

Taksim'de bir ağacı korumak isteyen gencecik çocukların başlattığı ve büyüttüğü, kırmızılı kadını, duran adamı ile, toma karşısında gitar çalan genci ile naif ve temiz.

Anti emperyalist tavrını Starbucks'ın vitrinine "Yaşasın tam bağımsız Kurukahveci Mehmet Efendi" yazarak gösterecek kadar yaşamın içinden,

"Sinirlenince çok güzel oluyorsun Türkiye'm" diyen genç kız kadar zeki,

ve dükkanının camına "Direnişe gidiyorum döneceğim" yazan esnaf kadar sakin ve kararlı.

Taksim Gezi parkında ağaçların sökülmesiyle başlayan süreç ülkemiz toplumsal tarihi açısından da bir kırılma noktasıdır.

İnsanların ve toplumun temel hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesi, yaşam tarzından, diline, inancına, kültürüne dek tüm farklılıklara yapılan saldırılara karşı bir öfke patlamasıdır.

Ülkeye egemen olan "siyasetlerin" yarattığı korku imparatorluğunu, sindirilmişliği, bölünmüşlüğü, umutsuzluğu yıkan, insan kimliğinin onuru ile yeniden ayağa dikilişidir.

Sadece siyasi iktidarın, egemenlerin değil herkesin ezberini bozuldu.

Her şey 27 Mayıs 2013 gecesi saat sabaha karşı 03.47’de üç-beş çevreci gencin “Kepçeler ve dozerler Gezi Parkı’nı yıkmak üzere Divan Oteli tarafından girmeye çalışıyor. Herkesi yıkıma karşı durmaya bekliyoruz” tweetiyle başladı.

Türkiye genç, yaşlı, kadın, erkek, işçi, öğrenci, emekli, ev kadını; dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin birleşti. Milyonlar önce Taksim'e aktı. Sonra Türkiye'nin dört bir yanına. İnsanlar yalnız olmadıklarını ve kendilerine dayatılan “siyasi” ayrılıkların ne denli yapay olduğunu yaşayarak öğrendi ve gördü.  Birlik olduğunda, asgari talepleri doğrultusunda ayağa kalktığında ne denli güçlü, ne denli meşru olduğunu gördü.

Ve toplumsal meşruiyeti olan bir hareketin önünde hiç bir gücün duramayacağını gösterdi.

İnsanlar gündüz emekçi, gece çapulcu idi. Moral üstünlük böyle elde edildi. Yok sayılmak böyle aşıldı. Sonucun önemi yok. Galiptir bu yolda mağlup.

2013 Mayıs-Haziran’ında Anadolu'da yüzyıllardır yaşayan zenginlik GEZİ'ye taşındı.

Saygı, sevgi, hoşgörü geri geldi.

Dil, din, ırk, cinsiyet farklılıklarıyla birlikte insan olduklarını gösterdiler.

Kitleselliğin ve barışçıl zekanın karşısında şiddetin çaresizliğini gösterdiler.

Ve artık anlaşılmalıdır ki;

Bu güzel ülkenin güzel insanları GEZİ parkında demokrasi ve özgürlük yolculuğunu başlatmıştır.

GEZİ bu uzun yolculuğun başlangıcıdır.

Ağaçların kesilmediği, Ali İsmail'lerin gülebildiği, Berkin'lerin evine ekmek götürebildiği bir dünyayı kurmak için çıkılan uzun yolculuğun başlangıcı.
Hiç bir güç bu yolculuğu durduramayacaktır.

Ve "motorları maviliklere süreceğimiz o güzel günler" geldiğinde ;

Berkin'in 14 yaşın tüm masumiyetiyle bakan kara gözlerinden kaçamayacaklar. 

BİZ kazanacağız.
 
TMMOB
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI

DERGİ VE ARŞİV TARAMASI

Metalurji dergilerinin 121. sayısından itibaren yazıların tam metinlerinde arama yapabilirsiniz.

Metalurji Dergilerinde Arama:

Yasalar ve Yönetmelikler, Yönetim Organları, Genel Kurul Sonuç Bildirgeleri, Çalışma Raporları, Sektörel Raporlar, Basın Açıklamaları, Dergi Yazı Başlıkları, Kongre Kitap ve CD'leri, Sempozyumlar ve Kütüphanemizde bulunan kitap özetlerinden oluşan arşivimizde arama yapabilirsiniz.

Arşivde Arama:

 


TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Hatay Sok No: 10/9 Kızılay 06650 ANKARA
Tel: (312) - 425 41 60 ve 419 38 18 Faks: (312) - 418 93 43
E-Posta: Genel Merkez - İstanbul Şube -
İzmir Şube - Bursa Temsilciliği